AYSHA TAMTURKComment

Kahve, çay ve diğerleri

AYSHA TAMTURKComment

Herkesi duyar gibi oluyorum. Aman kahvemize ,çayımıza dokunma diyorsunuz. Öyle bir niyetim yok , ancak neden kahveyi ve çayı bu kadar seviyoruz ve neden bizim için vazgeçilmez. Aslında konumuz kahve ve çayı bu kadar dayanılmaz kılan kafein.

 

Kafein aslında çağın en çok kullanılan ilacı. Tüm dünyada insanlar günlerine kafein ile başlayıp yine kafein ile devam ediyorlar. Yaşamın maalesef doğallıktan uzak bu akıl almaz süratine yetişebilmek için hepimiz bir çeşit uyarıcı olan kafeine ihtiyaç duyuyoruz. Eminim kafein ile ilgili iyi ve kötü birçok yazı okudunuz. İşte size kafein kullanımı ile ilgili bir rehber, gerisi size kalmış ...

 

Kafein doğada bulunan bir çok bitkide değişik formlarda mevcut olan acı, beyaz bir toz. Kahve, yeşil çay, siyah çay, kola, guarana, yerba matte gibi çoğunlukla içecek olarak tükettiğimiz bir çok gıda da kafein var. Çikolatada ise kafeinin kuzeni theobromin var ki kafein kadar uyarıcı güce sahip değil. Kafeinin beyin üzerindeki etkisi kokaine benziyor. Her iki madde de beyinde sinir hücrelerinin hareketini yavaşlatıyor, mutluluk hormonu olan dopamine salgılatıyor , beyin damarlarını üzerinde daraltıcı etki yapıyor. Bu nedenle bir çok ağrı kesici ilaçta da kafein var. Ancak iyi haber, kafein  kokain gibi alışkanlık yapmıyor. Daha doğrusu hepimiz uyarıcı ve mutluluk verici özelliğinden dolayı kafeini arıyoruz , ama kafeini bırakmak istediğimizde baş ağrısı ve sersemlik dışında bir etkiyle karşılaşmıyoruz.

 

Bunları okuyunca , e kafein çok ta kötü bir şey değilmiş diyorsunuz. Aslında günde 300 mg geçmemek kaydıyla, bazı sağlık problemleri olanlar dışında tüketilebilir. Dikkat edilmesi gereken şey kafeini hangi kaynaktan aldığımız .Bir bardak filtre kahvede 100 mg kafein, Türk kahvesinde57 mg , çay 50 mg , yeşil çayda ise 35 mg, bazı diet haplarında 200 mg, enerji içeceklerinde 180 mgkafein bulunur. Kafeini uyku bozukluğu çekenler, çocuk sahibi olmaya çalışanlar, kalp rahatsızlıkları olanlar ve özellikle kronik yorgunluk problemi çekenler kullanmamalı ya da çok az miktarda kullanmalıdır. İyi haber ise kafeinin astım ataklarını kontrolde, bazı kanser risklerinin indirgenmesinde ,safra kesesi taşlarının kontrolünde ,Parkinson ve Alzheimer hastalıklarında fayda sağladığına dair araştırmaların olması. Kafein kullanırken en çok dikkat etmek gereken konular ise şöyle:

o   Kafeini mümkünse antioksidanlar açısından zengin olan Yeşil çay ve çaydan almak

o   Kesinlikle enerji içecekleri gibi yüksek kafein içeren kaynaklardan uzak durmak

o   Alkol ve kafeini birleştirmemek (No more Irish Coffees or Redbull Votka)

o   Kafeinli içecekleri rafine şekersiz tüketmek(illa bir şey tatlı olsun çayın yanında diyorsanız güneşte kurutulmuş kayısı veya hurma deneyin)

o   Kafeinin en önemli zararı vücudumuzu susuz bırakması , dolayısıyla içtiğimiz her kap kafeinli içecek için iki bardak su içmek.

o   Aç karnına kafeinli içecekler midemizin asit salgı dengesini bozduğu için sindirim problemleri olanların dikkat etmesi gerekiyor.

o   Hamilelerin ise kafeinden uzak durması önemli çünkü yapılan araştırmalar kafein tüketiminin yeni doğan sakatlıklarına yol açtığını söylüyor.

 

            Fazla kafein tüketimi vücudun doğal dopamin salgılama sistemini bozabileceğinden haftanın iki günü kafeinsiz geçirmek sinir sistemimize güzel bir ödül olacaktır. Kıssadan hisse , kahvemizi çayımızı sıcak dost muhabbetlerinin sırdaşı yapalım , ama her sabah sarıldığımız vazgeçilmez dostumuz yapmayalım.